Akif’i An(la)mak!

Bu yazı bugün 1, toplam da 38 kez okunmuş.

AKİF’i ANLAMAK

Anlatmak onlardan anlamak bizden… 

2011 yılının Mehmet Akif’e atfedilmiş olması sebebiyle bu yıl Akif’i anmak adına daha manalı işler yapıldı diyebiliriz. 

Yapılan Birkaç Etkinlik. Okumak İçin Tıklayın.

 “Vefatının 75. Yılında Mehmet Akif Ersoy Sempozyumu” Kahramanmaraş Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde 5-6 Şubat 2011 tarihlerinde düzenlenmiştir. İstanbul Zeytinburnu Belediyesi ve Medeniyetler İttifakı Enstitüsü’nün ortaklaşa düzenlediği “Uluslararası Mehmet Akif Ersoy Sempozyumu” 12-13 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Mehmet Âkif’in yaşadığı dönem ve kişiliği, din ve ahlak anlayışı, dili ve eğitim felsefesi gibi konular iki gün devam edecek sempozyumda konuşmacılar tarafından anlatılmıştır. “Uluslararası Mehmet Akif Ersoy Milli Birlik ve Bütünlük Sempozyumu” ise 13-15 Ekim 2011 tarihlerinde, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Halkalı Merkez kampüsünde düzenlenecektir. Sempozyum Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Medeniyetler İttifakı Enstitüsü, Küçükçekmece Belediyesi, Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi işbirliğinde gerçekleştirilecektir. Sempozyum oturum başlıkları ise; Mehmet Akif’te Milli Birlik ve Bütünlük Şuuru, Balkan Savaşları ve Göç, İttihad-ı İslâm, Mehmet Akif’in Emperyalizme Bakışı, Mehmet Akif’e Göre Geri Kalmışlığın Sebepleri ve Mehmet Akif’in Toplumsal Sorunlara Bakışı olarak belirlenmiştir. 

Bugün de Cumhuriyet Üniversitesi Gençlik Merkezi Kulübü tarafından C.Ü Kültür Merkezi’nde Mehmet Akif’i An(lat)mak adında bir program daha düzenlendi. 

Şuana kadar birçok Mehmet Akif Ersoy’u anlatan konferans, panel vb programlara katılmışızdır. Bunlar Milli Şairimiz Akif’le ilgili bugüne kadar bize hep yalan-yanlış veya eksik şeyler anlatılmıştır.

“Zulmü alkışlıyamam,zalimi asla övemem!
Gelenin keyfi için geçmişime sövemem…”

Milli Şairimiz bu şiiri kime yazdı? Mehmet Akif’e kimler vatan haini muamelesi yaptı? Mehmet Akif’in Atatürk ile aralarındaki ilişki nasıldı? Akif’in bilinmeyen sürgün hayatı? Mısır’daki hayatı? Akif zenginlik içinde mi yoksa sefalet içinde mi vefat etti? Adını her duyduğumuzda gururla “O, bizim milli şairimiz”, “O, tarihin bize büyük bir mirası” dediğimiz Mehmet Akif Ersoy’un vefatından sonra mirası olan çocukları ve eşi nasıl bir hayat sürdüler ve devletimiz Akif’in ailesine nasıl sahip çıktı ya da çıktı mı? Bu ve bunun gibi birçok bilinmeyen ve bugüne kadar hep saklanan, bize hep yanlış anlatılan Mehmet Akif ERSOY’u bu programımızda hem doğru anlatacağız hemde saygı ile anacağız. Katılmanızı şiddetle tavsiye ettiğimiz bir program!

 

30122011018 Program yukarıda gördüğünüz iddialı açıklamasıyla ilgimi çeken ve katılmaya karar verdiğim bir program oldu. Fakat beklentilerimi karşıladığını söyleyemem. Aldığım notlara göre Akif’in yakın çevresi ve yoksul hayatında ki dik duruşu ön plana çıkmış. Bunun yanı sıra “Milli Mücadele” yıllarında halk üzerindeki etkisi ile ilgili de bir çok bilgi verildi. Fakat bunların bilinmeyen şeyler olduğunu düşünmüyorum. Açıklamada bahsedilen diğer konulara ayrıntısıyla girilmedi fakat farklı olarak eşinin hastalığından yüzeysel olarak bahsedildi diyebiliriz. 

“Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.” atasözünden yola çıkarak Akif’i daha iyi anlatabilmek adına, Akif’in çevresinin tanıtılması bence oldukça faydalı bir seçim oldu. Yine Mehmet Akif Ersoy’un kişiliğinden notların yer aldığı kısım da oldukça ilgimi çekti. Akif’in sporcu kişiliği ile ilgili pek bir bilgim yoktu diyebilirim. Son olarak biz gençlere görevlerimizin hatırlatıldığı kısmı da oldukça faydalı buldum.

Programı özet olarak anlattığıma göre benim için en önemli noktaya gelebilirim. Üzülerek söylüyorum ki “Türk gibi başlamak” söyleminin altı boş bir söylem olmadığını gördüm. Programa başlarda oldukça yoğun bir ilgi vardı fakat henüz 3 saatlik programın 1/6′lık dilimine gelmiştik ki insanlar salonu terk etmeye başladılar. Bunun yanı sıra bir dinleti dinliyormuş edasıyla programı dinleyen insan sayısı oldukça fazlaydı diyebilirim. Anlaşılan ya hafızalarımız oldukça kuvvetli ya da not almaya değer bir şeyler bulamadık. Üzerinde konuşulacak çok sorun var fakat en çok üzüldüğüm nokta Akif için üç saat sabredememiş olmamızdı. Galiba Akif’i anlamak için yeteri kadar sabrımız yok. Bu iyimser olan bir düşünce fakat “Akif’i anlamak gibi bir isteğimiz yok.” cümlesini şimdilik kurmak istemiyorum.  Yine de böyle bir programı düzenleyip bizleri değerli bilgiler, Akif’in büyük boy bir posteri ve değerli kitabı “Safahat” ile uğurlayan ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Programla ilgili görselleri elde edebilirsem. Sizlerinde istifadesine sunacağım. Kutlu günleriniz olsun…